Ulukartal Holding Vob-İmkb-Forex Finansman, İş Geliştirme, Risk Yönetimi
Ulukartal Kapital Müşteri Temsilcisi


Türk Ekonomisinin Genel Görünümü

Türkiye serbest piyasa kurallarına göre işleyen ve ihracata dayalı büyüme modelini uygulayan bir ekonomiye sahiptir.

Ekonomide yapısal reformlara büyük önem verilmektedir. Geçtiğimiz dönemde özelleştirme süreci hızlandırılmış, kamu maliyesine düzen getirilmiş, ayrıca mali piyasalardan başlamak üzere tarım, sosyal güvenlik, enerji ve telekomünikasyon sektörlerinde önemli reformlar gerçekleştirilmiştir.

Reformlar sayesinde Türkiye’nin kurumsal altyapısı güçlendirilmiş, ayrıca uluslararası piyasalarda meydana gelebilecek dalgalanmalara karşı ekonomi daha dayanıklı hale getirilmiştir. Bu itibarla, içinde bulunduğumuz küresel ekonomik krizin etkileri 2001 ve 2002 yıllarındaki krizlere nazaran daha az hissedilmektedir.

Ekonomik büyüme

Türkiye, 798 milyar dolarlık GSMH ve alım gücü endeksine göre kişi başına 12 bin dolara yaklaşan milli gelirle dünyanın 17. büyük ekonomisidir. IMF, Türkiye’nin 2013 yılına kadar 15. büyük ekonomi olabileceği tahmininde bulunmuştur.

2007 yılında % 4,5 olan yıllık büyüme oranı, geçtiğimiz yıl küresel ekonomik krizin de etkisiyle % 3’e gerilemiştir.

2009 yılında ise dünyanın önde gelen ekonomilerinde daralma olacağı beklenirken Türkiye’nin bu yıl % 1,7 oranında büyümesi tahmin edilmektedir.

Mali disiplin

Türkiye son yıllarda yıllık bütçede öngörülen kıstaslara titizlikle riayet etmekte ve sıkı bir mali politika ve bütçe disiplini uygulamaktadır. Bu kapsamda Türkiye, Maastricht Kriterleri’nde öngörülen %3’lük bütçe açığı performansını 2005 yılından itibaren yakalamış durumdadır. 2008 yılındaki bütçe açığının GSMH’ya oranı % 1,4 olarak gerçekleşmiştir.
 
Buna ilave olarak, uygulanan maliye politikasıyla, net kamu borcunun GSYİH’ye oranı, 2003 yılında kaydedilen % 67,5’ten, 2006 yılında % 46,1’e, 2008 yılında % 38,8’e düşmüştür. 2008 yılında kaydedilen bu oran Almanya, Fransa ve İtalya gibi Avrupa Birliğinin lider ekonomilerinin borç oranından yaklaşık %25 daha düşüktür.

Dış ticaret

Ekonomik reformlar ve son yıllarda uygulanan komşu ülkeler başta olmak üzere Afrika, Uzakdoğu, Ortadoğu’ya yönelik bölgesel ticareti geliştirme stratejileri sayesinde dış ticaretin hem hacmi, hem de yapısı değişmiştir.

İhracatımız, 2003 yılından bu yana üçe katlanarak 2008 yılında 132 milyar dolara yükselmiştir. İthalatımız ise bu dönemde daha fazla artarak 2008 yılında 434 milyar dolara yaklaşmıştır. İhracattaki artış hızı ithalattaki artış hızının gerisinde kaldığı için dış ticaret dengesi olumsuz yönde değişmektedir. 2008 yılındaki dış ticaret açığı 70 milyar dolardır. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise % 65’tir.

İhraç mallarının niteliği zaman içinde sanayi ürünleri lehine değişmiştir. Başlıca ihraç kalemleri taşıtlar ve yan sanayi, hazır giyim ve konfeksiyon, demir çelik ürünleri, kimyevi maddeler, elektrik ve elektronik mallardır. İthalatımızdaki ana kalemler ise petrol ve doğalgaz ile sanayide kullanılan ara mallardır.

Türkiye’nin 2003-2008 dönemini kapsayan dış ticaret istatistikleri aşağıda sunulmuştur.

Türkiye’nin Dış Ticareti (milyar $)

 

2003

2004

2005

2006

2007

2008

İhracat

47,3

63,2

73,5

85,5

107,3

132,0

İthalat

69,3

97,5

116,8

139,6

170,0

201,8

Hacim

116,6

160,7

190,3

225,1

277,3

333,8

Kaynak: Dış Ticaret Müsteşarlığı

Yabancı yatırımlar

Reform programı ve ekonomide liberalleşme eğilimleri doğrultusunda Türkiye’ye giren yabancı sermaye miktarında önemli artış kaydedilmiştir. 1993-2002 döneminde Türkiye’ye giren yabancı sermaye miktarı yıllık ortalama 1 milyar dolardı. Türkiye’nin dış ticaretiyle veya GSYİH’siyle kıyaslandığında bu oldukça düşük bir miktara karşılık gelmekteydi.

Diğer taraftan,  2000’li yıllarda ülkemize cezbedilen sermaye yıllık ortalama 10 milyar dolara ulaşmıştır. 2008 yılında ise ülkemize 18 milyar dolarlık yabancı sermaye girişi olmuştur.

Özelleştirme

Özelleştirme çalışmaları Hükümetimizin gündemindeki öncelikli konular arasında yer almaktadır. Türkiye, 2007 yılında 25 OECD ülkesi arasında özelleştirme programından en fazla gelir elde eden ülke olmuştur. Özelleştirmeden elde edilen gelirlerin toplamı 28 milyar dolardır.

Özelleştirme programının temelinde, devletin ekonomideki rolünün sağlık, eğitim, sosyal güvenlik ve geniş çaplı altyapı yatırımları gibi kamuyu yakından ilgilendiren temel hizmet alanlarıyla sınırlandırmaktır. Böylece, Türk özel sektörünün ekonomideki öncü rolünün güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

Müteahhitlik hizmetleri

Türk müteahhitlik sektörü, yurt dışına yatırımlarımızda öncü bir rol oynamaktadır. Türk müteahhitlik firmalarının üstlendikleri yıllık ihale tutarı, son beş yıllık dönemde beş kattan fazla artarak 2008 yılı sonu itibariyle 23,6 milyar dolara, üstlenilen ihalelerin toplam tutarı ise yine aynı yıl itibariyle 105 milyar dolara ulaşmıştır.

Türk müteahhitlik firmaları, dünyanın en büyük 225 müteahhitlik firması listesinde 22 firma ile ABD ve Çin’den sonra üçüncü sırada yer almaktadır.

Geleceğe bakış

Türkiye serbest piyasa kurallarını gerek ulusal, gerek uluslararası düzeyde desteklemeye devam etmektedir.  21. yüzyıla bakış açısı da bu temelde şekillenmektedir. Bu çerçevede, dünya ekonomisiyle entegrasyon sürecinin hızlandırılmasına önem verilmektedir.

Türk özel sektörünün ekonomideki rolü giderek artmaktadır. Uluslararası alandaki iş tecrübelerinden edinilen birikimin yeni ortaklıklarla sürmesi hedeflenmektedir.

Hükümetimizin serbest piyasa kurallarına göre işleyen iş ortamının geliştirilmesine desteği tamdır

Kaynak: Dış Ticaret Müsteşarlığı



Büyükdere Cad. Meydan Sok. Spring Giz Plaza K:19 D:57/B  Maslak /İstanbul /Türkiye  Tel:0212 444 1 ULU(858)  Faks:+90 (212) 328 30 81